Hiçbir Yere Ait Hissedememek
Öncelikle Merhabalar,
Benim için ayrılan bu köşeye aitlik kavramıyla giriş yapmak istiyorum.
Aidiyet bir yerde kabul görmek ya da benliğini hissetmek gibi. Ait hissetme duygusu olduğun yerde huzuru hissedebilmek için bir ihtiyaç. Güvende hissedebilmenin, kabul edildiğini bildiğin ve sevgiyi hissetmenin bütünü.
Ait hissetmeyen bir insan ne kadar benliğini hissedebilir. Bazen bir şehirde, bazen bir ortamda, bazen de “evim” dediğin yerde yabancı hissetmek benliğin kırılma noktasıdır. Belki de ait olamamak, hissedememek; insanın kendisini bulması için ona sunulan bir yoldur. O yapbozun parçası olmadığını hissettiği an insanın aklına gelir o soru: “Ben gerçekten nereye aitim?”
Böyle anlarda kendimi dipsiz bi düşünce kuyusunda bulurum. Yalnız mıyım? yoksa farklı mıyım? Herkes için “ev” sıcak, aitlik, huzur kelimelerini çağrıştırırken bana neden herhangi kelimesini hissettirir. Duvarlarını ezbere bildiğim, her bir köşesinin anılarla zihnimde tutunduğu ev, ait olmadığımın hissini vurur yüzüme. Bilmem. Bir arayış kapısı da açar bana-belki de tek iyi hissettiren kısmı-ait hissedebileceğim bir yer bulmak. Belki bu bir yer, bir insan, huzuru hissettiğim bir an olur benim için.
Umarım bir gün, ait hissetmenin verdiği o iç huzurla kocaman bir oh çekebilirim. Belki o an kendimi olduğum gibi kabul edebildiğim bir andır bilinmez. Ama insanın içinde her zaman bir umut olmalı bir gün kendini gerçekten ait hissedebileceği bir yer bulabileceğine dair küçük de olsa bir umut.