Bosnalıların Türküsü, Ederlezi
Ederlezi, Balkanlardaki Roman halkının, sözleri Romanca geleneksel halk türküsü. Kelime anlamı Mayıs’ın ilk haftasında kutlanan Hıdırellez bayramından geliyor. Kışın bitişini, yenilenmeyi simgeleyen bir bayram. “Time of the Gypsies “-Çingeler Zamanı- (1988) adlı filmde düzenleyip yeniden uyarlayan Saraybosnalı müzisyen Goran Bregovic, müziğin popülerleşmesini sağladı. Filme izlemedim ve türküyü de filmden öğrenmedim.
Ederlezi’yi ilk kez eski Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in Türklere yazdığı mektubunu okurken dinlemiştim, arka planda bir ezgi olarak çalıyordu. Mektubun satırlarında “Türkün evladı, bizi unutma” diyen o ses… Tam o anda Ederlezi’nin yükselen “Ederlezi, Ederlezi…” nakaratı giriyor, içinizden bu bir türkü değil bu bir ağıt diyorsunuz. Sanki bir Roman halk türküsü değil de Bosna halkı için söylenmiş olmalı bu ağıt.
Türkü hem bir bahar havasında çalıyor hem de bir ağıt havasında, ağıtın bu kadar çoşkulu bu kadar dans eder gibi olabileceğini ilk kez bunu dinlerken gördüm. Acı var ama pes etmiyor, umut var ama sahte değil. Balkanların o bitmeyen ikilemi işte neşe ile keder aynı anda aynı ritimde.
O mektubu okurken fonda çalan Ederlezi, bana şunu düşündürdü. Bazı acılar o kadar büyüktür ki yerel olarak kalmayı istemez. Roman kasabalarından, Bosna’nın dağlarına oradan da içimize kadar yayılır. Bir ağıt ne kadar içten yakılırsa sınır tanımaz, evrensel oluverir.
Şimdi her Ederlezi dinlediğimde, Aliya İzzet Begoviçin sesi de karışıyor sanki, “Unutma.” Bahar geliyor ama bazı yaralar kapanmıyor. Yine de türkü bitmiyor, nakarat dönüyor. Belki o yüzden hala dinliyorum. Çünkü unutmamak, hala umut etmek demek.