Hayatımızın İki Temel Motivasyonu: Cinsellik ve Ekonomi mi?
Geçenlerde aldığım Batı edebiyatı dersinde hocamız oldukça iddialı bir cümle kurdu: “İnsan hayatının iki temel amacı vardır; biri cinsellik diğeri ekonomi.” İlk duyduğumda bu cümle bana biraz anlamsız geldi. Sonuçta insan dediğimiz varlık sanat üretir, zanaat ile ilgilenir, düşünür ve anlam arar. Hayatımızı sadece bu iki şey mi belirliyor olabilir? Ama daha sonrasında bunun üzerine düşününce bu fikir bana da o kadar yabancı gelmemeye başladı.
İlk olarak insan tarihine baktığımızda göçebe yaşamımız söz konusudur yani bir avcı-toplayıcı kimliğimiz vardır. Daha sonra insanlık tarihi için en büyük dönüşümlerden biri yaşanmıştır ve yerleşik hayata geçmişizdir yani tarım ortaya çıkmıştır. Göçebe yaşamdan yerleşik hayata geçmemiz sadece üretim biçimini değil, bütün toplumsal düzeni de değiştirmiştir. İnsanlar burada toprağa bağlanmıştır, mülkiyet kavramları ortaya çıkmıştır, miras ve aile yapıları şekillenmiştir. Kısacası ekonomi dediğimiz şey, hayatta kalmanın ve hayatı sürdürebilmenin temel araçlarından biri haline gelmiştir.
Öte yandan baktığımızda insan topluluklarının oluşmasında cinsellik ve üreme büyük rol oynamıştır. Aile kuramının ortaya çıkışı, evlilik gelenekleri, soyun devamı fikri vs. bunların hepsi insanın temel dürtülerinden biri olan üreme isteği ile bağlantılıdır. İnsan yalnızca hayatta kalmak için değil, aynı zamanda kendini devam ettirmek için, soyunu devam ettirebilmek için de, organize olur. İnsanın böyle bir doğası vardır. Bu aslında bir tür iz bırakma dürtüsüdür. Bugün hâlâ pek çok kültürde erkek çocuk sahibi olma isteği vardır. Sanki Fatih’in veya büyük bir hanedanın soyundan geliyormuşçasına sergilenen o ‘soyadını yaşatma’ çabası…Bu durumlar daha az medeniyetleşmiş kültürlerde görülür.
Bugüne baktığımızda ise dünya çok daha karmaşık görünmektedir. Kariyer hedefleri, sosyal statü, bireysel başarı, hatta sosyal medyada kurduğumuz yeni kimlikler… Ancak bakıldığında ve düşünüldüğünde bunların çoğunun hâlâ aynı iki temel alan ile ilgilidir. Ekonomik güç güvenlik sağlar, statü kazandırır ve genellikle insan ilişkilerinde etkilidir. Yine aynı şekilde cinsellik de insanların hayatında güçlü bir motivasyon kaynağı olmaya devam eder.
Tabii ki insan hayatını bu iki kavrama indirgemek çok yeterli bir açıklama olmayabilir. Çünkü insan aynı zamanda anlam arayan bir varlıktır. Bazen maddi kazanç getirmeyen sanat üretir ya da hiçbir çıkarı olmayan düşüncenin peşinden sürüklenir. Belki de insanı ilginç kılan şey tam olarak da budur. Bana göre insan doğası, düşündüğümüz kadar karmaşık değildir; biz onu karmaşık hale getiririz.
Sizin de bu soru üzerinde düşünmenizi isterim :)