Patates Kızartması Sendromu

Yazar: Lichero

31 Aralık 2025 gecesi... Bana sadece korkunç şeyler çağrıştırıyor. Zihnimden silmek istediğim kara bir leke gibi sanki. Aslında her şey sıradan başlamıştı, benim için normal bir gündü. Yılbaşını kutlamak gibi bir planım yoktu; üzerinde çalıştığım proje takvimin gerisinde kalmıştı, bütün gün onunla uğraşmam gerekiyordu. Ama işler pek beklediğim gibi gitmedi.

Önce uzun zamandır beklediğim film olan Chainsaw Man: Reze Arc'ın internete düşmüş olduğunu gördüm. Film çoktan sinemaya girmişti fakat benim bulunduğum ilde yoktu. Kaynak materyali zaten okuduğumdan mütevellit, internete düşmesini beklemek en mantıklı seçenekti. İşte o gün gelmişti; bu sıradan günün değeri bir anda gözümde büyüdü. Ardından buzluktaki patates kızartması aklıma geldi: İnci marka dondurulmuş parmak patates… Lanet olsun, en sevdiğim!

Sonra taşlar yerine oturdu: Yılbaşı gecesi + Chainsaw Man + Patates kızartması. İşte o mükemmel üçlü! Beni geçici olarak dünyanın en mutlu adamı yapacak o kombinasyonu bulmuştum. Gece yarısına yaklaşık yarım saat vardı, yani bolca vaktim vardı. Hemen patatesleri kızgın yağa attım ve odama geçtim. Patateslerin başında beklemek gibi bir aşağılık bir hareket yapmayacaktım. Sonuçta bu benim ilk rodeom değildi, milyar kez patates kızartmıştım. Bu işin ustasıydım artık.

Ancak aşırı özgüvenimin kendi kuyumu kazdığının farkında değildim. Yemin ediyorum, odamda ya 5 dakika durdum ya durmadım. 1.5x hızda bir video izliyordum ve videonun daha altıncı dakikasına bile gelmemiştim. Yani patateslerin yağda kalma süresinin 5 dakikayı geçmesine imkan yoktu. Kontrol etmek için mutfağa döndüğümde o acı manzarayla karşılaştım: Hepsi... Hem de  hepsi… Bütün patatesler ZENCİ olmuştu.

Lanet olsun! Ben başında beklesem 6456456465 dakikada kızarmaz, 5 dakika odadan çıkıyorum diye komple yanmışlar! Tabii ki yiyemedim. Irkçı olabilirim ama sebebi bu değildi. Patatesler kömür olmuşlardı, içlerinde besleyici hiçbir şey kalmamıştı. Gecem mahvolmuştu, üstelik bunlar elimdeki son patateslerdi.

Ama pes etmedim. Hemen telefonumu açıp pizza sipariş ettim. İstediğim bu değildi belki ama yapacak bir şey de yoktu; akılsız başın cezasını cüzdanım çekecekti. Filmi açtım, bir süre sonra iki orta boy pizza ve bir litre (şekerli) kola geldi. Pizza Bulls'un o vasat pizzasını gömerken filmimi izledim. Ancak bu korkunç gece bende bir paranoyaya sebep oldu: Artık patates kızartırken tam bir ezik gibi başında bekliyorum. Her seferinde... Başlarından ayrılamıyorum. Belki de işlediğim o "affedilemez günahın" bedelini böyle ödüyorumdur.